Bibliyoman Mühendis & Girişimci

Yazar: Selim (page 1 of 20)

Paslanmaz Çelik Gerçekten Paslanmaz mı?

Paslanmaz çelik, günlük hayattan endüstriyel tesislere kadar çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. İsmi nedeniyle çoğu zaman “hiç paslanmayan çelik” olarak düşünülür. Ancak bilinenin aksine mühendislik açısından bakıldığında paslanmaz çelik, aslında korozyona karşı yüksek direnç gösteren bir çelik grubudur. Yani kısa cevap asla “paslanmaz” değildir. Tıpkı tükenmez kalemlerin “tükenmez” olmadığı gibi.

Peki paslanmaz çelik neden paslanmaz ve hangi koşullarda korozyona uğrayabilir?

Paslanmaz Çeliği Korozyona Dayanıklı Yapan Nedir?

Paslanmaz çeliklerin temel özelliklerinden biri, bileşimlerinde belirli oranda krom (Cr) bulunmasıdır. Krom, çelik yüzeyinde çok ince ve kararlı bir pasif oksit tabakası oluşturur.

Bu pasif tabaka, metalin çevreyle doğrudan reaksiyona girmesini sınırlar ve korozyon hızını önemli ölçüde azaltır. Yüzey mekanik olarak zarar gördüğünde ise uygun ortam koşullarında bu tabaka yeniden oluşabilir.

Ancak pasif tabakanın dayanımı, kullanılan paslanmaz çeliğin kimyasal bileşimine ve çalışma ortamına bağlıdır.

Paslanmaz Çelik Hangi Durumlarda Paslanabilir?

Paslanmaz çeliğin korozyona uğramasının en önemli nedenlerinden biri yanlış malzeme seçimidir.

Örneğin 304 kalite paslanmaz çelik; gıda ekipmanları, mutfak ekipmanları, makine parçaları ve birçok genel endüstriyel uygulamada oldukça yaygın olarak kullanılır.

Ancak yüksek miktarda klorür içeren ortamlar, deniz suyu, tuzlu atmosfer veya bazı kimyasal prosesler 304 kalite için daha zorlu çalışma koşulları oluşturabilir.

Bu gibi durumlarda 316 kalite paslanmaz çelik tercih edilebilir. 316 kalite paslanmaz çeliğin içerdiği molibden (Mo), özellikle klorür kaynaklı lokal korozyona karşı direncin artırılmasına yardımcı olur.

Bununla birlikte 316 kalite paslanmaz çelik de mutlak anlamda paslanmaz değildir. Uygun olmayan sıcaklık, kimyasal konsantrasyon veya çalışma koşullarında korozyon meydana gelebilir.

Yani her paslanmaz her proses için uygun değildir.

Paslanmaz Çelikte Görülen Korozyon Türleri

Paslanmaz çeliklerde korozyon her zaman yüzeyin tamamında meydana gelmez. Özellikle klorür içeren ortamlarda çukurcuk korozyonu (pitting) görülebilir.

Bunun yanında;

  • Yarık korozyonu
  • Gerilmeli korozyon çatlaması
  • Galvanik korozyon
  • Taneler arası korozyon

gibi farklı korozyon mekanizmaları da ortaya çıkabilir.

Bu nedenle paslanmaz çelik seçiminde yalnızca malzemenin “304” veya “316” olması yeterli değildir. Çalışma sıcaklığı, kimyasal ortam, klorür konsantrasyonu, mekanik gerilmeler ve yüzey koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak ve Yüzey Temizliği Neden Önemlidir?

Paslanmaz çeliklerin kaynak işlemi sonrasında yüzeyde oksitlenme ve renk değişimleri meydana gelebilir. Uygun şekilde temizlenmeyen kaynak bölgeleri korozyona karşı daha hassas hale gelebilir.

Ayrıca paslanmaz çelik yüzeyine karbon çeliğinden demir partiküllerinin bulaşması, yüzeyde pas görünümüne neden olabilir. Bu nedenle paslanmaz çelik işlenirken kullanılan ekipmanların ve yüzey temizleme yöntemlerinin uygun olması önemlidir.

Sonuç

Paslanmaz çelik, hiç paslanmayan bir malzeme değil; doğru kalite seçildiğinde ve uygun koşullarda kullanıldığında yüksek korozyon direnci sağlayan bir malzemedir.

Bu nedenle mühendislik uygulamalarında doğru soru:

“Kullanacağım ortam için hangi paslanmaz çelik kalitesi ve yüzey şartları uygun?”

olmalıdır.

Doğru malzeme seçimi, uygun tasarım, kaynak uygulaması ve yüzey temizliği; paslanmaz çeliğin servis ömrünü ve güvenilirliğini doğrudan etkiler.

Konu ile ilgili linkedin paylaşımıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz;

https://www.linkedin.com/posts/selim-ispirlio%C4%9Flu-6a0271a3_paslanmazaexelik-pas-metal-activity-7331916244905807872-7iMS?utm_source=share&utm_medium=member_android&rcm=ACoAABXuCZgB_-ZQdG3vVUP_ySPUy7dW2Srhy9c

 

TADINDA EKONOMİ – HA JOON CHANG

Ekonomi yalnızca rakamlardan, enflasyondan veya borsadan ibaret değildir. Günlük hayatta tükettiğimiz gıdalardan eğitim sistemine, teknolojiden sanayileşmeye, kültürel alışkanlıklardan uluslararası ticarete kadar birçok unsur ekonomik gelişimi doğrudan etkiler. Ha-Joon Chang’ın “Tadında Ekonomi” kitabı da tam olarak bunu anlatıyor. Kitabı okurken dikkatimi çeken, düşündüren ve araştırmaya teşvik eden önemli notları bu yazıda bir araya getirdim. Eğer ekonomi, kalkınma, sanayileşme, dünya tarihi ve ekonomik gelişim üzerine okunmaya değer fikirler arıyorsanız, aşağıdaki notlar size farklı bir bakış açısı kazandırabilir.

Tadında Ekonomi Kitap Özeti: Ha-Joon Chang’dan Ekonomi, Sanayileşme ve Kalkınma Üzerine Dikkat Çeken Notlar;

 

  • Konfüçyüsçü ülkelerde insanların eğitime yüksek yatırım yapmalarının sebebi, Konfüçyüs’ün bilgeliğe vurgu yapması değil, ikinci dünya savaşından sonra getirilen toprak reformu ve diğer politikaların toplumsal hareketliliğe ve dolayısıyla eğitime dönüşü artırmasıydı.
  • Pamuk 1830’larda en iyi dönemindeyken, tek başına ABD ihracatının %58’ ini karşılıyordu. Pamuk ve tütünden elde edilen ihracat kazançları olmasaydı ABD ekonomik kalkınma için ihtiyaç duyduğu makineleri ve teknolojiyi o zamanlar ekonomik açıdan üstün olan Avrupa dan, özellikle bu sayede sanayi devrimi sırasında tekstil fabrikalarını besleyen İngiltere’den ithal edemezdi.
  • Pek çoğu tropik bölgelerde bulunan fakir ülkelerdeki insanların iş ahlakından yoksun olduğu fikri tam bir efsanedir. Hatta buralarda yaşayan insanlar zengin ülkelerdeki emsallerinden çok daha fazla çalışırlar.

Devam

ÖĞRENMEYİ ÖĞRENMEK – ALTAY CEM MERİÇ

Aktif olarak tıp hekimliği yapan Altay Cem Meriç bu eserde yorucu olmayan bir hacim ve sade bir dil tercihi ile öğrenmeye dair faydalı bir eser ortaya koymuş.

Kitap notlarım;

 

  • Yatay öğrenen kişiler çok farklı sayıda konuyu gerçekten iyi düzeyde öğrenebilirler. Böylelerine eski çağlarda Hezarfen denirdi yeni dönemde ise polimat denilmektedir.
  • Sadece öğrenmek için öğrenseniz dahi öğrendikten sonra aynı kişi değilsiniz. Hakikati keşfetmek ya da keşfettiğini düşünmek insanı kaçınılmaz olarak değiştirir. İnsan kendi bilgisine karşı direnemeyen bir varlıktır.
  • “Her yüzyılda birkaç kişi düşünür diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür”   Cemil MERİÇ

Devam

FİNANSAL ÖZGÜRLÜK – SERKAN ÜNAL / ŞEBNEM ÖZDEMİR

Finans ve yatırım alanındaki yirmi yılı aşkın piyasa tecrübelerini ve çok sayıdaki finansal araştırmayı harmanlayan Serkan Ünal ve Şebnem Özdemir bizlere değerli bir “Adım Adım Yatırım ve Tasarruf Rehberi” hazırlayıp istifademize sunmuş.

 

Kitap Notlarım;

 

  • Tohumları, tasarruf yaparak biriktirir, yatırım yaparak ekeriz. Muhakkak ki tohumların hepsi tutmaz. Fakat büyüyen birkaç ağaç, arzuladığımız gölgeyi bize sunar.
  • Döviz özellikle kriz dönemlerinde ani yukarı hareketler sergileyip, sıkı para politikası uygulanan ya da ani sıkılaştırıcı kararlar alınan dönemlerde genelde düşer.
  • Kısa vadede yapılacak olan TL cinsinden harcamalar için ayrılan fonların TL mevduatta veya para piyasası fonlarında saklanması mantıklı olabilir.

Devam