Ünlü nörobilimci David Eagleman, 20 dilde yayımlanan ve neredeyse şimdiden klasikleşen kitabı Incognito ile beynimizin derinlerine dalarak, yaptığımız, düşündüğümüz ya da hissettiklerimizin çok büyük bir kısmının bizden başka bir biz tarafından yönetildiğini ürkütücü bir berraklıkla ortaya koyuyor.

Kitap notlarım;

 

  • Beyinlerimiz çoğunlukla otomatik pilot üzerinden çalışı; bilinçli zihin, altında işleyip duran dev ve esrarengiz bir fabrikaya erişimi ise son derece kısıtlıdır.
  • Bilinçli zihin beyin etkinliklerinin merkezinde değildir; aksine kıyıda köşede, etkinliğin anca fısıltılarını duyabileceği kadar uzak bir konuma yerleşmiş durumdadır.
  • “Görme” eylemi bize öylesine doğal gelir ki, sürecin altında yatan muazzam karmaşıklıktaki düzeneği takdir etmek güçtür. Beynin yaklaşık üçte birinin görmeye adanmış olması bu nedenle şaşırtıcı gelecektir size.

  • Başka insanlar sizi gıdıklayabilir çünkü yararlanacakları manevralar sizin için öngörülebilir değildir. Ama eğer isterseniz, kendi eylemlerinizdeki öngörülebilirliği de kaldırarak kendinizi gıdıklayabilirsiniz.
  • Beyin, zaman ve kaynaktan tasarruflar sağlayan varsayımlarda bulunarak, dünyayı yalnızca ihtiyacı olduğu kadarıyla görmeye çalışır. Kendimize onlarla ilgili sorular sormaya başlayana kadar çoğu şeyin bilincine varmadığımızı anlamaya başladığımız anda, kendi derinlerimize inme yolunda yaptığımız yolculuğun ilk adımını atmış sayılırız. Bu noktada dış dünyada algıladığımız şeylerin, beynin erişme olanağını bulamadığımız bölgelerince üretildiğini anlarız.
  • Kavramlar arasında yapılan basit bir eşleştirme, bir bilinç dışı ilişkilendirmeyi tetiklemek için yeterlidir. Bunun sonucu, eşleştirmenin doğru ve tanıdık bir şeyler içerdiği duygusudur. Belirli bir ürünün çekici, güler yüzlü ve cinsel cazibeye sahip insanlarla eşleştirildiği bütün reklamların temelinde yatan ilke budur.
  • Beynin, özellikle de insan beyninin en etkileyici yönlerinden biri, önüne gelen neredeyse bütün işleri öğrenme esnekliğine sahip oluşudur.
  • Birçok insan haklı biçimde zeki olarak nitelendirilse de insanlar, zekâlarının esnekliği ve nöral devrelerini eldeki işe uyarlayabilme becerileriyle onlardan ayrılırlar. İşte bu nedenledir ki gezegenin her yerine yerleşebiliyor ve keman çalma, yüksek atlama, uzay mekiği kullanma gibi birbirinden farklı işte ustalaşabiliyoruz.
  • Sporcular hata yaptıklarında antrenörleri genellikle “biraz kafanı kullan” diye bağırırlar. Buradaki ironi, profesyonel sporcuların hedefinin aslında düşünmemek olmasıdır. Binlerce saatlik çalışma ve eğitim yatırımının amacı, mücadele alevlendiği sırada doğru manevraların otomatik biçimde, bilincin baskısı olmadan yapılabilmesidir.
  • Bebeklerin kocaman gözleri ve yuvarlak yüzlerinin bize şirin görünmesinin nedeni, doğal bir şirinliğe sahip olmaları değil, yetişkinlerin bebeklere bakmasının taşıdığı evrensel önemdir.
  • Sırlarla ilgili bilinen temel şeylerden biri, sır tutmanın beyne zarar verebildiği gerçeğidir. Sırlarını itiraf eden ya da yazan kişilerin sağlığı iyiye gidiyor, doktor ziyaretleri azalıyor ve stres hormonu düzeyleri ölçülebilir bir düşüş gösteriyordu.
  • Nasıl birisi olacağınızla ilgili ihtimaller bile çocukluğunuzdan çok öncesine, varoluş anınıza dayanır. Eğer belirli bir gen grubuna sahipseniz bir şiddet suçu işleme olasılığı %882 oranında artar. INCOGNITO
  • Ergenlik dönemini geride bırakmış ve zihinsel geriliği olmayan bütün vatandaşların eşit olduğuna inanır gibi yapmanın hiçbir anlamı yoktur, çünkü değillerdir. BEYNİN GİZLİ HAYATI
  • Pierre Simon Laplace 19.yy’da evrendeki her bir parçacığın yerinin belirlenmesi durumunda, bütün geleceği öğrenebilecek şekilde ileriye yönelik hesaplamalar yapılabileceği görüsünü öne sürmüştür.
  • Eğer beyinlerimiz anlaşılabilecek kadar basit olsaydı bizler onu anlayacak kadar akıllı olamazdık. INCOGNITO
  • Evren onu şimdiye kadar düşlediğimizden nasıl daha büyükse, bizlerde iç gözlem yoluyla hissettiğimizden daha büyük birer varlığız.