Kategori: Kişisel Yazılarım (page 2 of 2)

GELECEK NASIL GELECEK – 2050 (2)

UZAY SEYAHATLERİ VE UZAY ASANSÖRÜ

1957 yılında Rusların Sputnik-1 isimli uyduyu fırlatması ile başlayan insanoğlunun uzay macerası bugün uzay asansörü projelerine ulaşmış bulunmakta.

Soğuk savaş yıllarındaki iki süper güç olan ABD ve SSCB’nin üstünlük yarışı ve psikolojik harp taktikleri üzerine kurulu olan uzay araştırmaları bugün Space X ve Blue Origin gibi özel şirketlerin katkıları ile farklı bir noktaya ulaştı. NASA, Roscosmos, CNSA, ESA, JAXA gibi devlet Uzay ajanslarının öncülüğünde gelişen araştırmalar 2001 yılında Dennis Tito’nun bir yörünge gezisine çıkması ile birlikte uzay turizmi kavramını gündemimize soktu. O günden itibaren neredeyse her yıl uzaya turist gönderildi. Şuan için sadece Rus Soyuz füzeleri yardımıyla seyahat düzenlenebiliyor. Space X bu füzeleri kullanarak 20.000 USD civarinda bir bedel ile insanları uzaya göndermek için çalışmalarını tamamlamış bulunuyor.

Devam

GELECEK NASIL GELECEK – 2050 (1)

Ömür dediğin üç gündür; Dün geldi geçti, yarın meçhuldür. O halde ömür dediğin bir gündür; o da bugündür. Usta şair Can Yücel’in bu mısraları aslında zamana nasıl bakmamız gerektiğini bize çok güzel özetliyor. Huzurlu ve mutlu bir yaşam için gerekli bakış açısının bu olması gerektiğine inanlardanım ben de. Fakat benim gibi birçok insanın yenmek şöyle dursun tıpkı deniz suyu içer gibi öğrendikçe daha çok öğrenmek istememize neden olan ve bastırılamayan merak duygusu hem zamanımızı hem de zihnimizi sürekli gelecekte tutuyor.

Modern araştırmalar ve gelişen tıp teknolojisi bugün bize insan ömrü için biyolojik sınırın 120 yıl olduğunu söylüyor. 2016 verilerine göre dünyada ortalama yaşam süresi 73 Türkiye’de ise 78 yıl. Bu veriler bize ortalama ömrün henüz biyolojik sınıra yaklaşmadığını da gösteriyor. Bu durumda benim gibi bugün 30’lu yaşlarında olan insanların verimli geçirebilecekleri yaklaşık 30 yılları var demektir. Teknolojinin öngörülemez hızda ilerlediği bu yüzyılda fütüristlerin gelecekle ilgili tahminleri çok geniş, belki büyük bir kısmı da gerçekleşecek fakat bugünden çok fazla kopmadan geleceği tahmin etmek daha doğru olacaktır. Bu yazımda güncel verilerden yararlanarak fazla ütopik olmayan öngörüler ile 2050 ye kadarki geleceğe bakmaya çalışacağız. Gelecek

Devam

SANAYİ DEVRİMİNE KADAR ANADOLU VE DÜNYA

Antropolojik araştırmalar insanoğlunun yaklaşık iki yüz bin yıldır yeryüzünde olduğunu ortaya koyuyor. Çağdaş insanı tanımlarken kullandığımız homo sapiens ise elli bin yıldır var. Büyük yenilik ve keşiflerle sürekli çağ atlayan insanoğlu Hz. İsa’nın doğumunu milat olarak kabul ettiğimiz takvime göre iki bin yıldır dünyanın kontrolünü iyiden iyiye ele aldı. Sanayi

Devam

SESSİZ KUŞAKTAN Z KUŞAĞINA

 

Tarih boyunca toplum ve onu oluşturan insanlar arasında hep yumurta tavuk ilişkisi olmuştur. Fakat son yüz yılda teknolojinin öngörülemez hızda ilerleyişinin de ciddi etkisi ile gittikçe bireyselleşen insanların toplum üzerinde etkisi aksi yönde meydana gelen etkiyi yenmiş durumda. Artık toplumlar nesillere değil nesiller toplumlara yön vermeye başladı. Hâl böyle olunca da toplumbilimciler, siyasiler, ekonomistler kısacası bu kuşak ayrımlarının ve davranışlarının bilgisini değerlendirebilecek herkes bu konuya ilgi göstermeye başladı. Peki, son dönemlerde gittikçe popülerleşen bu kuşaklar nedir?

Devam